ÇİFT BAŞLILIK, İSTİKRAR?
CHP Zonguldak Milletvekili ŞerafettinTurpcu, 16 Nisan`da yapılması planlanan Anayasa Referandumu ve AKP`nin 14 yıllık sosyal ve ekonomik tahribat karnesine ilişkin bir açıklamayaptı.
Haber giriş tarihi : 25-02-2017 | 13 : 41 30
Haber güncelleme tarihi : 25-02-2017 | 13 : 41 30
CHP
Zonguldak Milletvekili ŞerafettinTurpcu, 16 Nisan`da yapılması planlanan
Anayasa Referandumu ve AKP`nin 14 yıllık sosyal ve ekonomik tahribat
karnesine ilişkin bir açıklamayaptı.

Demokrasi askıdayken hazırlanan ve
halkın, üniversitelerin, sivil toplum örgütlerinin görüşü alınmayan bir anayasanın
halkın anayasası olamayacağını vurgulayan Milletvekili Turpcu, AKP`nin içeriğini
halka anlatmaktan imtina ettiği anayasa değişikliğini şimdiye kadar sürekli
ekmeğini yediği kavramlarla açıklamaya çalıştığınısöyledi.
Milletvekili Turpcu`nunaçıklamalarışöyle:
REFERANDUM,
HALKIN DEĞİL İKTİDARIN İSTİKBAL OYLAMASIDIR
Darbe girişimi sonrasında, darbeye
karşı duran Gazi Meclis`in yetkileri azaltılmaya çalışılmaktadır. 16 Nisan
Referandumu, yasama, yürütme ve yargıyı tek elde toplama yani tek adam rejimi
oylamasıdır. Halkın değil iktidarın istikbal oylamasıdır.
Yapılacak Anayasa değişikliğininiçeriği
ile ilgili bir tane bile açıklama yapmıyorlar. Halkın sorgulamadan sadece onaylamasını
istiyorlar. Bunun içindeşimdiye kadar sürekliekmeğini yedikleri kavramlarıkullanıyorlar.
ÇİFT
BAŞLILIK, İSTİKRAR?
Mesela, `çift başlılık` sona erecek
diyorlar. Seçilmiş başbakanı dahi görevden alıp, yerine düşük profilli deyip
istediğinizi atadınız! Bundan fazla güç olur mu? Hangi çift başlılık?
Terör ve ekonomik kriz basta olmak üzere
çok ciddi sorunlarımız var. Dış politikada yapılan hataların bedelini hala
ödüyoruz. Mevcut sorunların çözümüne engel çift başlılıksa, yani sorunların
bitirilmesine öbür baş engel oluyorsa, bu kimdir? Mevcut makamların hangisini
işgal etmektedir?
Sayın Cumhurbaşkanı,
Cumhurbaşkanlığından sıkıldıysa görev süresi bitince tekrar partisinin başına
geçip başbakan olabilir. Koskoca ülkeyi, bir kişinin hırsları ve isteklerine
göre şekillendirmek kabul edilemez.
Bir diğer gerekçe olarak `istikrar`
vurgusu yapıldığına göre, 15 yıllık iktidarlarında istikrarı
yakalayamadıklarını da itiraf ediyorlar! Haksız değiller birazdan paylaşacağım
veriler bunları doğruluyor.
AKP`NİN
TAHRİBAT KARNESİ
AKP`nin iktidarıboyuncayarattığı
ekonomik ve sosyal tahribat karnesine örnekleriylebakalım:
-
AKP
İktidarında işsizlik ve yoksulluk arttı! AKPnin 2002 yılında %8.3ten devraldığı
işsizlik oranı, 2016da %12.1e yükseldi! Her 4 gençten 1i iş bulamıyor! 2000
yılında genç işsiz oranı %13.1di; 2016da %22.6ya yükseldi!
-
Gelir
yetersizliğinden dolayı geçim sıkıntısı çeken vatandaşlar, kredi için bankalara
koşuyor! Tüketicilerin banka borcu 14 yılda 63 kat arttı ! Hane halkının toplam
borcu ise 14 yılda 11 kat arttı.
-
Son
yıllarda dünyada petrol fiyatları ucuzlamasına rağmen, Türkiyede benzin ve mazot
fiyatları 15 yılda 7 kat arttı!
-
Piyasada
satışlar azaldı, esnaf perişan durumda! Protestolu senet tutarı Aralık 2002de
800 Milyon TLydi Aralık 2016da 10.7 Milyar TLye yükseldi.
-
İcradaki
Dosya Sayısı 2002de 2 Milyon iken, 2016da 24 Milyonu geçti.
-
AKP
iktidarında eğitimin kalitesi düştü, eğitim sistemindeki tahribat sürekli
arttı! Eğitimin her kademesine siyaset karıştırıldı. Atatürk ve Kurtuluş
Savaşının kahramanlarıyla ilgili bilgiler müfredatta azaltıldı. Sürekli
değişen ve yap-boz tahtasına dönüştürülen eğitim sistemi, tüm öğrencileri ve
aileleri perişan etti!
-
Türkiye,
ölümlü iş kazalarında Avrupada birinci, dünyada üçüncü sırada.
-
AKP
iktidarının sebep olduğu sosyal bozulmalar sonrasında artan stres nedeniyle, antidepresan
kullanımı da artıyor! 2003 yılında kullanılan kutu sayısı; 14 milyon iken, 2015
yılında 55 milyona çıktı!
-
Geçim
sıkıntısı, yoksulluk, işsizlik ve borçluluğun tetiklediği cinnet sebebiyle Son
10 yılda en az 29.000 kişi intihar etti!
Bu örnekleri
sayfalar dolusu vermek mümkün.
HALKA
HİZMET EDECEKLERİNE SÜREKLİ HALKTAN İSTEKTE BULUNUYORLAR
Satılan kurumlar, verilen imtiyazlar,
`kalkınma ve hizmet` göz boyamasıyla köşe tutan ve
halkınparasıylakalkınanyandaşşirketler, kredilerle köşeye sıkıştırılan halk!Elde
kalan son kurumları Varlık fonu altında toplayıp yandaş firmalara finansman
sağlamak için kullanmaya çalışan bir anlayış var. Geldiğimiz durumun özeti
budur.
En son geçtiğimizgünlerdeSayınCumhurbaşkanı
15 yılda eğitim ve kültürde nasıl başarısız olduklarını, itiraf etti. Bu
tabloya rağmen, halka hizmet edeceklerine sürekli halktan istekte bulunuyorlar.
Kendi seçmenlerinin dahi 15 yıldır her isteklerini karşılamaktan yorulduklarınıgörüyoruz.
16 Nisan halkımızın ben buradayım deme
günüdür. `Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir` sözünün `Egemenlik Kayıtsız
Şartsız Tek Kişinindir` haline gelmesine HAYIR deme günüdür.
Bu referandumda oylayacağımız şey,
ülkenin tapusunu bir kişiye verecek miyiz, vermeyecek miyiz? sorusudur
Haber :
ETİKETLER : Yazdır







